Hukuk ve Demokrasi Kurumu

.com .net .org

 

 

 

Hukuk Devleti

Hukuk devleti bütün çağdaş demokratik sistemlerin temel ve vazgeçilmez özelliklerinden biri olup kişilerin hak ve özgürlüklerinin

güvence altına alındığı, yönetimin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi tutulduğu ve böylece kişilere hukuk güvencesinin sağlandığı devlet demektir. Çağdaş demokrasilerde hukuk devleti devletin belirleyici niteliğidir. Vatandaşların devlete güven duymaları, kendi fikir ve düşüncelerini özgürce ortaya koyabilmeleri hukuk devletinin sağlandığı rejim içerisinde söz konusu olabilir. Hukuk devleti kişilerin devlet gücü karşısında korunmaları ihtiyacından doğmuştur: Gayesi ise kamu gücünün baskı yönetimine ve kaba kuvvete dönüşmesini önlemektir. Hukuk devletinde kamu gücünün kötüye kullanılmaması için gerekli tüm önlemler alınmalıdır.

 

Hukuk devletinin temel ögesi, tüm devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olmasıdır.Hukuk devletinde devlet, insan haklarına saygı gösteren ve bu hakları koruyucu,adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini zorunlu sayan ve tüm faaliyetlerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan bir devlet olmak zorundadır.Hukuk devletinde yasakoyucu organ da dahil olmak üzere,devletin tüm organları üzerinde hukukun mutlak bir egemenliğe sahip olması, yasakoyucunun ve yasayı uygulayanların faaliyetlerinde kendisini her zaman Anayasa ve hukukun üstün kuralları ile bağlı tutması gerekir.

Çağdaş yönetimlerde demokrasinin temeli kabul edilen “hukuk devleti” ilkesi, devletin hukuka bağlılığını, yasama ve yürütme erklerinin bağımsız yargı tarafından denetimini ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasını gerektirir.Hukuk devletinde devletin yasama,yürütme ve yargı organlarının işlemleri, Anayasa ve yasalara dayandığı ve onlara aykırı olmadıkları sürece geçerlidir.

Anayasa Mahkemesine göre, hukuk devletinin önemli öğeleri, yönetilenlere en güçlü en etkin ve en kapsamlı biçimde hukuki güvencenin sağlanması, tüm devlet organlarının eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olmasıdır. Anayasa Mahkemesi, “hukuk devleti” ilkesini bir çok kararında; yönetilenlere en güçlü en etkin ve en kapsamlı biçimde hukuksal güvencenin sağlanması, tüm devlet organlarının eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olması biçiminde yorumlamıştır. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmadığı, hukukun evrensel kurallarına saygı gösterilmediği ve adaletli bir düzenin gerçekleşmediği bir ortamda hukuk devletinden sözedilemez.

Yaşadığımız çağda insanlığın en önemli kazanımlarından birisi hukuk devleti olmuştur.Bu nedenle temel haklar yönünden yapılacak bir anayasa reformunda,hukuk devleti olmayı engelleyen Anayasa ve yasa kurallarının saptanıp mevzuattan ayıklanması gerekir. Çağdaş ve demokratik bir devlet olabilmek için Anayasa yeniden gözden geçirilerek özgürlükçü,çoğulcu,katılımcı,güvenceli ve devlet organları arasında görev ve yetkileri dengeleyen bir anayasa oluşturulmalıdır.

Anayasanın 2. maddesiyle “Cumhuriyetin nitelikleri” arasında sayılan hukuk devletinin gerçekleşebilmesi için önemli gördüğüm şu hususlarda Anayasa değişikliğine gidilmelidir.

Cumhurbaşkanı'nın, devletin başı sıfatıyla yaptıkları dışında kalan tüm eylem ve işlemleri,Yüksek Askeri Şûra kararları ile Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarına karşı yargı yolu açılmalıdır.Yargı yolunun kapalı tutulması,temel haklar arasında yer alan “hak arama özgürlüğü” nü tehdit etmekte,aynı zamanda “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” biçimindeki Anayasa'nın 125.maddesiyle bağdaşmamaktadır .

*Anayasa Mahkemesince verilen siyasi partiler hakkındaki kapatma kararları, Türkiye'yi uluslararası arenada en ağır biçimde eleştiriye uğratan kararların önemli kısmını teşkil etmektedir. Avrupa devletlerinde sınırlı sayıda siyasi parti kapatma kararı verilmesine karşın, bu tür kararlar ülkemizde çok büyük miktarlara ulaşmaktadır. Bunun başlıca nedeni uluslararası normlarda suç sayılmayan pek çok eylemin Türkiye için siyasi parti kapatma nedeni olarak sayılmış olmasıdır.Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında belirtildiği gibi söylenen sözün veya yazılan yazının şiddet, silahlı mücadele, ayaklanma, düşmanlık ve nefreti açıkça teşvik veya tahrik niteliğinde olmadığı sürece,düşünce ve ifadeyi siyasi partilerin kapatılması nedeni sayan yasa normlarının değiştirilmesi gerekir.Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası değiştirilerek siyasi partilerin kapatılması önemli nedenlerle sınırlanmalıdır.

*Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na bireysel başvuru hakkını ve Divan'ın bağlayıcı yargı yetkisini kabul etmiştir. Bu sebeple, sözleşme kuralları ile Türkiye'nin düşünce özgürlüğüne ve düşünce özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin Anayasa ve yasa kuralları arasında uyum sağlanarak; düşünceyi açıklama özgürlüğü konusunda “açık ve mevcut tehlike” kıstası dikkate alınmalı, düşünce özgürlüğüne ilişkin çeşitli yasaların “demokratik toplumun gerekleri” ölçütüne uygun biçimde gözden geçirilmesi gerekmektedir.

*Anayasa'da ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanunda gerekli değişiklikler yapılarak; Anayasa Yargısının asıl işlevine ve konumuna uygun düşmeyen düzenlemeler kaldırılmalıdır.

Cumhurbaşkanının açabileceği bir iptal davasına bakacak olan Anayasa Mahkemesi'nin üyelerini yürütme organının başı olan Cumhurbaşkanının seçmesi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden olan yargı bağımsızlığıyla bağdaşmamaktadır. Uluslararası hukuk uygulamasında yüksek mahkemeye üye seçiminde tek yetkili organın Cumhurbaşkanı olmadığı ortadadır.

1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 146'ncı maddesine göre Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden kurulur. Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.

Anayasa Mahkemesinin onbir üyesi de anayasamıza göre her durumda yürütmenin bir kanadını oluşturan Cumhurbaşkanı tarafından seçilmektedir. Yürütme organının diğer kanadını oluşturan Bakanlar Kuruluna Anayasa Mahkemesine üye seçiminde yetki verilmemiştir.

Yasama yetkisini Türk Milleti adına kullanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Anayasa Mahkemesine üye seçememesi demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır .

Anayasa Mahkemesinin oluşumu ile görev ve yetkilerinin yapılacak Anayasa değişikliği ve yasal değişikliklerle gözden geçirilerek; Anayasa Mahkemesi üyelerinden üçte birinin Cumhurbaşkanı, üçte birinin Türkiye Büyük Millet Meclisi ve üçte birinin de adlî ve idarî yargı yüksek mahkemeleri tarafından seçilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim.

Demokrasiyi güçlendirme, hukuk devletini yaşama geçirebilme, kişilerin doğuştan ve sadece insan olmasından dolayı sahip olduğu temel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatları ve Avrupa Birliği müktesebatı dikkate alınarak Türkiye mevzuatını tamamen gözden geçirmelidir.

Hukukun üstünlüğü, yargıçların üstünlüğü anlamına gelmeyip görev ve yetkileri yasalarla belirlenen yargıçların da hukuk devletinin mutlak manada uygulanabilmesi için hukuk kurallarıyla bağlı olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Aksi taktirde hukuk devletinden uzaklaşılarak yargıçlar devletine doğru adım atılacaktır.

Unutulmamalıdır ki bugün özgürlükçü demokrasilerin en önemli ilkesi, insanın devlet için değil, devletin insan için varolduğudur. Toplumda her şey gerçek ve tüzel kişilerin hak ve özgürlüklerini sağlamaya ve bunları geliştirmeye yönelik olmalıdır.

 

Yorum eklemek istiyorsanız lütfen giriş formu aracılıyğa üye kaydınızı yapınız

Ziyaretçilerimiz

Bilisim26.comBilisim26.comBilisim26.comBilisim26.comBilisim26.comBilisim26.com
bilisim26.comBugün29
bilisim26.comDün82
bilisim26.comBu hafta111
bilisim26.comBu ay1865
bilisim26.comToplam86736

Bağlanan (20 dakika içinde): 3

İlkemiz

Hiç bir siyasi partinin yanında olmadığımız gibi karşısında da değiliz. Ancak, siyasi partilerde faaliyet gösteren arkadaşlarımızı sağ-sol ayrımı gözetmeksizin eşit şekilde destekliyoruz. Partiler üstü sivil toplum örgütüyüz. Yalnız; adalete, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne tarafız. Bu konuların savunucusuyuz.

HUKUK VE DEMOKRASİ KURUMU

TRT Yayın Video

Trt yayınındaki röportaj videosuna röportaj bölümünden ulaşabilirsiniz.lütfen tıklayınız

Web Sitemiz Yayında

Yeni web sitemiz ile sizlere daha güzel hizmet edebilmeyi ümit ediyoruz.

Sayfamız ile ilgili gelişmeler hakkında fikirlerinizi iletişim bölümü aracılığıyla bizlere iletebilirsiniz.

Bilgilendirme

Sitemizde bulunan makalelerimizden bazılarına yorumlarınızı yapabilme imkanınız bulunmaktadır. Bu yorumları yapabilmeniz için üyelik kaydınızı tamamlamanız gerekmektedir.

MERKEZİMİZ

Hukuk ve Demokrasi Kurumu Genel Merkez GMK Bulvarı 61/8 Maltepe/ANKARA

  • Tel: 0312 232 62 79
  • Email: bilgi@hukukvedemokrasi.org
  • Web: hukukvedemokrasi.org